Kısa bir süre için normalleşmenin küçük ipuçlarını göstermeye başlayan Türk siyasi pazarı, e-muhtıra nedeniyle yeniden şirazesinden çıkınca bu dönemde siyasi iletişimle ilgili yazmamaya karar vermiştim. Çünkü iletişim, esasında serbest pazarlarda anlam kazanan bir iştir. Serbest pazar ise, sadece malların değil, düşünce ve duyguların da serbest dolaşımda olduğu bir pazardır. O nedenle AKP’nin “Durmak yok, yola devam!” demesi de, DP’nin “Buraya kadar!” diye haykırması da, MHP’nin “Niye girmiyorsun? Haydi gir gir gir!” histerisi de, CHP’nin “Şimdi CHP zamanı…” romantizmi de herkesin hiza aldığı bir ortamda boşluğa söylenmiş boş laflar olarak kalıyor. Öyle ki, hükümet bir son dakika kararıyla Kuzey Irak’a dalsa, mesajı elinde patlayacak olan MHP’nin baraj altında kalması işten bile değil… Bu mudur siyaset, bu mudur siyasal iletişim?

